Tüp Bebek

 Evli çiftler belirli bir süreden sonra çocuk sahibi olmayı arzularlar ve bu yönde çaba gösterirler. Ortalama, bir çift için bir ayda gebe kalma şansı % 20 civarındadır. Gebe kalmaya çalışan çiftlerin % 80 - % 90'ı 1 yıl içinde gebe kalırlar. Fakat her 6 çiftten 1'i gebe kalamamakta veya bebeği taşıyamamaktadır. Kısırlık, düzenli cinsel ilişkiye ve herhangi bir korunma yöntemi kullanmamaya rağmen 1 yıl içinde çocuk sahibi olamama durumudur. Bu nedenle 1 yıl içinde gebelik oluşmaz ise çiftler mutlaka neden açısından tetkik edilmelidirler. Araştırmalar infertilite problemlerinin % 40'ının kadından, % 40'ının erkekten kaynaklandığını, % 25' inin ise kadın ve erkeğe ait problemlerin beraber olduğu durumlarda gerçekleştiğini göstermiştir. Çiftlerde tüm araştırmalara rağmen herhangi bir problem bulunmaması orası % 20 civarındadır.
 
Tüp bebek tedavisi ilk defa İngiltere'de 1978 yılında Louise Brown'un doğumuyla büyük bir değişimin habercisi oldu. O günden bu yıllara kadar tüm dünyada tüp bebek uygulamaları hızla artmış; 1992'den itibaren de tüm dünyada uygulanmaya başlanan ICSI (Mikroenjeksiyon) yöntemi ile tüp bebekte yeni bir çığır açılmış ve birçok çift çocuk sahibi olmuştur.
Tüp bebek tedavisi infertilite tanısı konulan ve klasik yöntemler ile gebe kalamayan hastalarda, erkekten alınan sperm ile kadından alınan yumurtanın, insan vücudu dışında yani laboratuvar koşullarında birleştirilmesi yöntemidir. Eğer yumurta döllenirse, elde edilen embriyo anne rahmine transfer edilir.
 
Tüp bebek tedavisi ilk yıllarda daha çok rahim kanalları kapalı olan kadınlara uygulanırken zaman içinde bu tedavi yelpazesi oldukça gelişti. Mikroenjeksiyonun uygulanmaya başlanmasıyla eş zamanlı olarak embriyoloji laboratuvarı tekniklerinde de çok önemli gelişmeler oldu, buna bağlı olarak gebelik oranlarında ciddi bir artış sağlandı ve daha iyi sonuçlar elde edilmeye başlandı. Sperm sayısı çok az olan hatta analizlerinde hiç sperm hücresi bulunmayan ve azospermi denilen hasta grubunda da gebe kalma şansı hiç yokken, günümüzdeki ICSI ve TESE (Testisten Biyopsi İle Sperm Elde Etme) yöntemleri sayesinde bu çiftlerde çocuk sahibi olabilme şansı doğdu.
 
Bu gelişmelerin yanında dondurma tekniklerinde çok iyi sonuçlar elde edilmektedir. Günümüzde fazladan elde edilen embriyoların dondurma teknikleri sayesinde, dondurularak tekrar kullanımı mümkün olmaktadır. Bu sayede hasta, yumurtalarının uyarılması ve toplanması için geçen zahmetli ve pahalı tedaviden bir daha geçmek zorunda kalmamaktadır.
 
Bu gelişmelerin yanında belki de daha önemlisi, genetik geçişli hastalığı olan çiftlerde embriyo biopsisi yapılarak (PGD) sağlıklı embriyo seçimi ile sağlıklı çocuk sahibi olma imkanı elde edilmiştir.
 
Sonuç olarak tüp bebek tedavisi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gün geçtikçe yayılmakta ve etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.